ayırarak

1. separating (prep.) 2. discriminating (prep.) 3. resolving (prep.) 4. disconnecting (prep.) 5. parting (prep.) 6. sparing (prep.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • apışmak — nsz 1) Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek 2) mec. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak 3) hlk. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller apışıp kalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bez — 1. is., biy., Ar. beyz İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ Tükürük bezleri. Pankreas bezi. Birleşik Sözler bez tüyler böbrek üstü bezi dil altı bezleri er bezi iç salgı bezi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dilmek — i, er 1) Bir bütünü ince ve yassı parçalara ayırarak kesmek Şimdi bu elemanları ince ince dileceğim. A. Gündüz 2) hlk. Yarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ditmek — i, der 1) Yün, pamuk vb.ni tellere ayırarak kabartmak 2) Elle çok küçük parçalara ayırmak Haşlanan etleri soğuduktan sonra didiniz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ebeleme — is. 1) Ebelemek işi 2) Mayalı hamuru bezelere ayırarak yufka durumuna getirip sac üzerinde pişirdikten sonra alt ve üst kısımlarının yağlanmasıyla yapılan ekmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ışınlamak — i, fiz. 1) Bilim kurguya göre ışın gücüyle bir varlığı, atomlara ayırarak görünmez duruma getirmek veya atomlarını birleştirerek bir varlığı yeniden oluşturmak 2) fiz. Virüslerden başka mikroorganizmaların, özellikle mikropların bulaşmasını… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kıvamlaştırmak — i, kim. Bir maddeyi sıvıdan ayırarak kıvamlı duruma getirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yakmaç — is., cı, tek. Sıvı yakıtı kolayca yanabilecek taneciklere ayırarak püskürten araç, brülör …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taş kırdırmak — böbrek taşlarını çeşitli yollarla parçalara ayırarak vücuttan atmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • EKVATOR — Fr. Hatt ı istivâ. Dünyayı kuzey ve güney diye müsavi iki yarım küreye ayırarak, ikisinin arasından geçtiği farzedilen çember şeklindeki büyük çizgi. * Yer yuvarlağının tam ortasında farzedilen ve dünyayı iki müsavi kısma ayıran (ve kırk bin… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • FARUK — Hak ile bâtılı birbirinden ayıran. Haklıyı haksızı ayırmakta çok mâhir olan. (Hak ile bâtılı birbirinden tam ayırarak İslâmiyeti kabul ettiği ve islâm nurunu izhar ettiği ve imân ve küfrün arasını fark ve faslettiği için Hz. Peygamber (A.S.M.)… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.